Corona Virüsü

Koronavirüs Nedir?

 

İlk olarak Çin’de görülen ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan koronavirüs, son zamanlarda Türkiye’de de görülmüş durumda. Peki, koronavirüs nedir?

 

Koronavirüsün ortaya çıktığı ilk zamanlarda, bu virüse yakalanan kişilerde zatürre vakalarına rastlanmıştı. Ancak bu zatürre vakaları daha önce hiç görülmemiş özelliklere sahipti, yani farklıydı. Daha önce hiç görülmemiş zatürre üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, bu hastalığın yeni tip koronavirüs olduğu açıklandı. Bu virüs ilk olarak 2019 yılında ortaya çıktığı için, virüse kısaca COVID-19 adı verildi. Koronavirüs, daha önceki zamanlarda da hayvanlarda sıkça görülen fakat insanları etkilemeyen bir virüstü. Virüsün şimdiki tehlike boyutuna ulaşmasındaki en büyük etkenin ise, Huanan deniz ürünleri pazarı olduğu idda edildi. Çin’in Wuhan kentinde bulunan bu pazar, koronavirüsün hayvanlardan insanlara bulaştığı ilk bölge olarak kayıtlara geçti. Daha sonra, yürütülen çalışmalarda ise koronavirüsün, insandan insana bulaştığı tespit edildi.

 

Gün geçtikçe artan vakalar üzerine tüm dünya genelinde, koronavirüs nedir şeklindeki araştırmalarda da büyük ölçüde yoğunluk söz konusu oldu. Bu virüs her ne kadar dünya gündemini sallasa da, aslında uzun yıllardan beri görülmekte olan ve farklı tiplere sahip geniş bir virüs topluluğudur. Genel olarak RNA metaryeli taşıyan koronavirüs, sahip olduğu genom itibariyle diğer virüs gruplarından daha büyüktür.

 

Farklı tiplerde görülen koronavirüsler, verdikleri rahatsızlıklar itibariyle de birbirinden farklıdır. Bazı koronavirüs tipleri sindirim sistemini tehdit ederken, bazıları ise solunum sistemini tehdit etmektedir. Aynı zamanda tek bir sistemi tehdit eden koronavirüsler de, (örneğin solunum sistemi) kendi içinde farklılık gösterebilmektedir. Bulaşmış olduğu kişilerde farklı etkilere neden olan koronavirüs, bazı kişilerde çok hafif öksürük belirtileri göstermektedir. Ancak bazı kişilerde ise bu etkiler, kişinin zattüre dahi olabileceği sonucuna kadar ilerleyebilir. Genel itibariyle hafif etkiler ve kolay atlatılabilir bir virüs olan korona, genel tarihi baz alındığında sadece üç büyük vakaya sebebiyet vermiştir. Bu vakalardan ilki, 2003 yılında Çin’de ortaya çıkan “Ciddi Akut Solunum Sendromu”, diğeri ise 2012 yılında Suudi Arabistan’da ortaya çıkan “Orta Doğu Solunum Sendromu” olarak tanınan Mers koronavirüstür. Üçünü büyük vaka ise, ilk olarak 2019 yılında görülen ve şu anda da dünyayı etkisi altında almaya devam eden  COVID-19 yani, Yeni Koronavirüstür.

 

Koronavirüs Belirtileri?

 

Türkiye de dahil olmak üzere tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs, kişide göstermiş olduğu belirtiler ile tespit edilebilir durumdadır. Peki, koronavirüs belirtileri nelerdir?

 

Yüksek ateş ve öksürük, koronavirüsün neden olduğu ilk belirtilerdir diyebiliriz. Bu belirtilerin etki boyutu ise, hastaların bünyelerine ve direnç güçlerine bağlı olarak artma veya azalma gösterebilmektedir. Koronavirüsün neden olduğu belirtilerin tümüne göz atmak gerekirse, bu belirtiler;

 

Kuru Öksürük: Hem alt, hem de üst solunum yollarını ciddi derecede etkileyen koronavirüsün en etkili belirtisi kuru öksürüktür.

 

Yüksek Ateş: Koronavirüsün insan vücuduna vermiş olduğu zararlar ve buna bağlı olarak da artan fiziksel yorgunluk, vücut ateşinin yükselmesine de direkt etki etmektedir. Yani yüksek ateş, en az kuru öksürük kadar sık görülen bir belirtidir.

 

Boğaz Ağrısı: Kornavirüs, insan vücuduna bulaştığı bölgede bir nebze de olsa ağrıya sebebiyet vermektedir. Bu virüsün insan vücuduna girme oranının en yüksek olduğu ağız bölgesi, daha sonra virüslerin boğaz bölgesine iletilmesine etki eder. Kişinin boğaz bölgesinde bulunan virüsler ise, boğaz ağrısına neden olurlar. Bu belirti, kuru öksürük ve yüksek ateş kadar sık görülmemektedir.

 

Nefes Darlığı: Koronavirüsün ölümcül etki göstermesindeki en önemli belirti, nefes darlığı problemidir. Özellikle de daha önceki zamanlarda nefes problemi olan hastalar, koronavirüs nedeniyle artan nefes darlığı problemleri yüzünden hayatını kaybedebilmektedir.

 

Yorgunluk: Virüsün insan vücuduna vermiş olduğu zararlar ve genel etkiler, vücut yorgunluğuna neden olmaktadır. Yorgunluğun asıl belirtisi ile, kas ve kemik ağrıları şeklinde görülmektedir.

 

Baş Ağrısı: Üst ve alt solunum yollarına etki eden virüs, kişinin sık ve kuru bir öksürüğe yakalanmasına neden olur. Aynı zamanda, neden olduğu fiziksel ağrılardan ötürü de kişilerde yüksek ateş oluşur. Kuru öksürük ve yüksek ateş görülen kişilerde ise bu sorun, belli zaman aralıklarıya kişinin baş bölgesine de etki etmektedir. Yani koronavirüsün bir diğer belirtisi de şiddetli baş ağrısıdır.

 

Nezle ve İshal: Diğer belirtilere oranla, hastalarda en az görülen virüs belirtisi ise nezle ve ishaldir. Bu belirtilerin görülme oranı, koronavirüs tespit edilen kişilerin çok az sayıdaki bir kısmını oluşturmaktadır.

Koronavirüs Tedavisi

 

Yeni tip koronavirüs, en çok da ciddi solunum rahatsızlığı olan kişileri tehdit etmektedir. Hali hazırda var olan sorulunum rahatsızlığı, koronavirüsün de etkisi ile katlanarak artmaktadır ve bu da, o kişinin ölümüne dahi sebebiyet verebilmektedir. Birçok insan, basit etkilere sahip koronavirüse yakalanmaktadır. Basit virüslerin etkisi birkaç gün içinde geçmektedir. Ancak yüksek derecedeki virüs etkisi, yani “Yeni Tip Koronavirüs” teşkil ettiği önemli sağlık sorunları itibariyle, ölüm riskini de beraberinde getirmektedir. Peki, koronavirüs tedavisi var mıdır?

 

2019-nCoV olarak tanımlanan yeni tip koronavirüsün herhangi bir aşısı veya spesifik tedavisi bulunmamaktadır. Bu alandaki gelişmeler ise, uzman kişiler tarafından yoğun bir çalışma ile devam etmektedir. Koronavirüse direkt olarak etki edecek bir tibi müdahalenin bulunmaması, bu virüse yakalanmama konusundaki hassasiyetimizi arttırmamıza dikkat çekmektedir. Yani bizlerin şu anlık, koronavirüs olursak nasıl tedavi ediliriz değil, koronavirüs olmamak için neler yapmalıyız şeklinde bir düşünceyi benimsemesi gerekmektedir. Peki, koronavirüsten korunmak için neler yapmalıyız?

 

Koronavirüsten Korunma Yöntemleri

 

Düzenli El Yıkama: Koronavirüs, uçma özelliği olmayan, yani yüzeysel bir virüs olduğu için, bu virüsün insanlara bulaşması da genellikle el aracılığıyla olmaktadır. Ellerimizle temas ettiğimiz bölgeden virüsü kapar, daha sonrasında da elimizi ağzımıza, gözümüze veya burnumuzda götürdüğümüzde bu virüs vücudumuza giriş yapar. Bu yüzden, ellerimizi en az 20 saniye boyunca, dezenfekte özelliği yüksek olan sabunlarla yıkamamız gerekmektedir. Ayrıca bunun yanında, ellerimizi her ne kadar yıkıyor olsak da gözümüze, ağzımıza ve burnumuza götürmemeye özellikle dikkat etmeliyiz.

 

Dikkatli Hapşırma ve Maske Kullanımı: Virüsü dışardan kapmamak kadar, virüse yakalanmamız durumunda ise, bu virüsü diğer insanlara bulaştırmamaya da özen göstermeliyiz. Bunun için ise maske takmalı ve elimiz yerine dirsek bölgemize hapşırmalıyız.

 

Düzenli Beslenme: Yine, koronavirüsün vücudumuza ilk girdiği andan itibaren, vücudumuzun bu virüsle savaşmasını sağlamak için düzenli beslenmeliyiz. Et ve yumurta gibi gıdaları sıkça tüketmeli ve yemeden önce de iyice piştiğinden emin olmalıyız.

 

Toplum İçine Çıkmama: Yetkili kişilerin de söylediği gibi, gerekli durumlarda evimizden çıkmamalıyız. Özellikle de kalabalık ortamlardan kesinlikle uzak durulması gerekmektedir.