Pandemi Sürecinin Gençler Üzerindeki Fiziksel Etkileri

PANDEMİ SÜRECİNİN GENÇLER ÜZERİNDEKİ FİZİKSEL ETKİLERİ

Mart ayının ortalarında başlayıp hali hazırda etkisini sürdüren Covit 19 pandemisi 65 yaş üstü vatandaşlarımız kadar gençlerimizi de olumsuz olarak etkiledi. Gerek okulların kapalı olması gerekse de sokağa çıkma yasakları çocuk ve genç erişkinlerde hem henüz gelişme aşamasında olan kas iskelet sistemleri üzerinde olumsuz etkiler yarattı hem de Psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Bu etkileri maddeleştirecek olursak ,

  • Özellikle oyun grubu dediğimiz 2-10 yaş aralığındaki çocuklarda parklar hem bir eğlence hem de fizyolojik gelişimleri için bir zorunluluktur. Burada hem kasları kuvvetlenir hemde denge ve ince motor becerileri gelişir. Maalesef pandemi süreci bu yaş grubunda motor gelişimi olumsuz olarak etkiledi.
  • 10-15 yaş grubu içinse gerek okullarda gerekse özel kulüplerde yaptıkları amatör yada profesyonel spor aktiviteleri bu 4 aylık süreçte sekteye uğradı. Her ne kadar ev egzersizleri ile bu dönem atlatılamaya çalışılsa da genel kondisyon ve otonom beceri aktiviteleri geriledi.
  • Yine benzer yaş aralığında boy uzamasının hızlı olması nedeniyle sağlıklı omurga kompozisyonunun oluşması için omurgaya binmesi gereken yükler binmedi. Buda önümüzdeki süreçte gerek skolyoz gerekse de kifoz oluşumları için maalesef olumsuz bir sonuç doğuracaktır.
  • Çocuklarımız bu dönemi gerek online eğitim sebebiyle gerekse de evde yapacakları çok aktivite olmadığı için çoğunlukla ekran başında ve bilgisayar oyunları ile masa başında geçirmek zorunda kaldılar. Bu süreç postür sorunları için oldukça büyük bir tehlike de yarattı.
  • Fiziksel sorunların yanı sıra normal zamanda da zaten evden çıkarmakta zorluk çekilen modern dönem çocuk ve genç erişkinlerinde eve bağlılık duygusunu da arttırdı.
  • Ekran başında tüm aile günlük hastalık verilerini dakika dakika izlerken çocuklarımızın üzerinde yarattığımız güvensizlik ve endişe duygularını maalesef bir miktar geri plana attık. Bu sürecin geri dönümünde çocuklarımızın başa çıkması en zor sorunlarından birisi de bu endişe süreci olacaktır.

Toparlamak gerekirse biz yetişkinler için bile adapte olması zor olan bu süreç çocuk ve genç erişkinlerde uzun bir tatil gibi görünmüş olsa da uzun dönem etkileri yoğun olacak gibi duruyor. Hele ki önümüzdeki kış dönemi karşımızda henüz bilinmez olarak duruyorken bu sürecin etkilerini yorumlamak daha da zorlaşıyor. Biz ebeveynlere düşen ilk sorumluluk günlük streslerimizi çocuklarımızda olabildiğince uzak tutup onları mümkün olan en kısa sürede güvenli bir aktivite sürecine geri döndürmek olmalıdır. Fiziksel sorunlar öyle yada böyle ileride giderilebilir ama korku ve endişe maalesef kalıcı olabilir. Artık evden güvenli bir şekilde çıkma zamanı. Kalın sağlıcakla.